TÜDAP Nasıl Doğdu?
İleride dönüp bu sayfaya baktığımızda, yolun nerede ve nasıl başladığını tüm doğallığıyla hatırlamak istiyoruz. Çünkü bazen büyük hedefler, sadece can sıkan bir eksikliğin peşine düşmekle başlar.
Yazar: Eren Gültekin
İleride dönüp bu sayfaya baktığımızda, yolun nerede ve nasıl başladığını tüm doğallığıyla hatırlamak istiyoruz. Çünkü bazen büyük hedefler, sadece can sıkan bir eksikliğin peşine düşmekle başlar.
Her şey, Türkçe dilbilim alanındaki dijital araç yetersizliğinin fazlasıyla hissedildiği o dönemde ortaya çıktı. Ortada çok somut ve pratik bir ihtiyaç vardı: Türkçe için gerçekten işe yarayan, güvenilir bir IPA (Uluslararası Fonetik Alfabe) çeviricisi yapmak.
Bu fikir ilk kez bir taslak olarak bir hoca odasında masaya yatırıldığında, meselenin sadece birkaç satır koddan ibaret olmadığı çok açıktı. Yapılan o ilk samimi beyin fırtınası, projenin bütün seyrini değiştirdi. "Basit bir çevirici yapalım" diye başlayan konuşma; akademik ihtiyaçların, sahadaki eksikliklerin ve ortak heyecanın birleşmesiyle bambaşka bir boyuta evrildi: Fonetik transkripsiyonun yanına sözdizimi analizleri, terminoloji dağınıklığını toparlayacak yaşayan bir sözlük ve metin istatistikleri eklendi. Tek bir araç değil, Türkçe dilbilim için bağımsız ve kapsamlı bir dijital merkez kurulmalıydı.
Takvimler 1 Nisan 2026’yı gösterdiğinde ilk resmi toplantımızı yaptık ve yola TÜDAP (Türkçe Dilbilim Platformu) adıyla çıktık.
O gün küçük bir kıvılcımla başlayan bu hareket, kısa süre içinde aynı heyecanı paylaşan araştırmacıların, yazılımcıların ve öğrencilerin katılımıyla 20 kişilik kocaman bir ekibe dönüştü.
Bu yazı burada dursun. TÜDAP büyüdükçe, yeni modüller eklendikçe ve Türkçe dilbilim dijital dünyada hak ettiği yere geldikçe; dönüp "Vay be, nereden nereye..." demek için.
Yolculuk yeni başlıyor. İyi ki buradasınız.